![]()
![]()
temel tır soförüymüş.bir gün bir yokuştan aşağı inerken tırın freni patlamış.tır gittikçe hızlanıyormuş.temel tırı yavaşlatabilmek için ya sağa yada sola çevirmesi gerektiğini farketmiş.sağa bakmış orda bir çocuk oyun oynuyor.sola bakmış solda bir pazar yeri kurulu "eger sola çevirirsem pazara girerim yüzlerce kişi ölür,ama sağa çevirirsem sadece bir çocuk ölür" diye düşünmüş.ve tırı sağa yani çocuğa taraf çevirmiş.ve olay olmuş bitmiş.ertesi gün gazete manşetlerinde şöyle yazıyor.''yük dolu bir tır pazar yerine girdi yüzlerce ölü var''.busırada temel mahkemeye çıkartılmış.hakim sormuş ''oğlum niye tırı çocuğa değilde pazara taraf çevirdin''.temel cevap vermiş'' efendum valla benim bir suçum yok.ben tırı çocuğa taraf çevirdim ama çocuk pazara kaçtı".
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yaş Günü Hediyesi
Üç yahudi genç kardeş kendi işlerini kurup zengin olmuş ve yaş gününde annelerine aldıkları hediyeleri birbirine anlatarak böbürleniyorlarmış. Birincisi demiş ki: "Ben anneme kocaman bir ev aldım" ikincisi : "Ben bir Mercedes aldım ve bir de şoför tuttum" Üçüncüsü: "Benim hediyem hepinizden güzel. Annemin tevratı okumayı nekadar çok sevdiğini ve artık gözleri iyi görmediği için artık okuyamadığını biliyorsunuz. Ona bütün Tevratı ezbere bilen büyükkahve rengi bir papağan gönderdim. Onu eğitmek için 12 haham 12 yılboyunca uğraşmış. Bu papağan için havraya 20 yıl boyunca her yıl 1 milyon dolar bağışlayacağım ama buna değer.Annem sadece bölümün adını söyleyecekve papağan ona ezbere okuyacak" Kısa bir süre sonra anneleri üçüne de birer teşekkür mektubu yazmış: Birinciye:
"Milton, bu ev çok büyük. Bana birtek odası yetiyor ama hepsini temizlemekzorunda kalıyorum." İkinciye:
"Marvin, yolculuk etmek için çok yaşlıyım, arabayı hiç kullanmıyorum ve şoför çok kaba." Üçüncüye:
"Canım Melvin'im, annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensin.Tavuk çok lezzetliydi, teşekkür ederim.
PATATES TARLASI
Nebraska'da yasli bir adam yasardi. Patates ekimi icin bahceyi bellemesi gerekiyordu, lakin bu cok zor bir isti.Tek oglu olan David ona yardim edebilirdi, fakat o da hapisteydi.Yasli adam ogluna bir mektup yazdi ve müskülatini izah etti.
Sevgili David, Patates bahcemi belleyemeyecegimden, kendimi cok kötühissediyorum. Bahceyi kazmak icin oldukca yaslanmis sayilirim.Burada olsan bütün derdim bitecekti. Biliyorum ki sen bahceyi benimicin hallederdin.
Sevgiler BabanBir kac gün sonra oglundan bir mektup aldi.Babacigim, Allah askina bahceyi kazma, ben oraya cesetleri gömmüstüm.Sevgiler DavidErtesi gün sabaha karsi saat 04:00'de FBI ve yerel polis cika geldive tüm sahayi kazdilar, lakin hic bir cesede rastlamadilar.Yasli adamdan özür dileyerek gittiler.ayni gün yasli adam oglundan bir mektup daha aldi.Babacigim, Simdi patatesleri ekebilirsin. Bu sartlarda yapabilecegimin eniyisini yaptim.
Aldatma
Uluslararası ölçekte bir kadın araştırması yapan sosyolog, dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlara bir soru sormuş.
Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız??? Soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise söyle olmuş:
İsveçli: Neyimi beğenmediğini sorarım.Rus: Evi terk ederim.Fransız: Sesimi çıkarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.İtalyan: Kadını vururum.İspanyol: Kocamı vururum.Yunanlı: Her ikisini de vururum.
Türk: Benim kocam yapmaz!
Bardak
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister. Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsınDeli:Peki anlaştık sor sorunu.Doktor:Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam. Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?Deli:Niye atlayım ben deli miyim der?Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorarDeli:Ya bardağı çekersen
Prova
İki deli birgün deliler hastanesinden kaçmışlar.Kimse bu delileri bulamamışlar.Doktorlar ümitlerini kestikleri an deliler çıka gelmiş.Doktorlar hayretle niye geldiniz demiş: Deliler"Yarın kaçacağızda, onun provasını yaptık."demişler.
Zayıf Not
Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavındankalınca doğru hocasınagider:"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüzmü?"Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek,
yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?""İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben
size soracağım.Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıftakalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz. (Hocanın keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.) Ve öğrenci sorar:
"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir?
Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?"
Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar.Öğrenci hemen cevap verir:"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz.Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var.Bu mantıklı ama yasal değil. siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz.Bu da ne mantıklı, ne de yasal."
Hitler
Hitler üç esir yakalamış, İngiliz, Fransız ve bir Yahudi. Size soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım, demiş.
İngiliz'e sormuş: "Titanik kaç yılında battı? İngiliz hemen cevap vermiş: - 1912, diye.
Hitler göndermiş İngiliz'i. Fransız'a sormuş bu kez: - Titanik'te kaç kişi öldü? Fransız cevap vermiş: - 1050 kişi... Tamam, sen de gidebilirsin, özgürsün..! Veee Yahudi'ye dönmüş:Say lan isimlerini
Uğursuz Kadın
Cafer komadadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:
"İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm.
Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın... Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi."Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz kadınsın''
Dil Bilgisi
Dilbilgisi dersinde Karadenizli öğretmen,Erzurumlu öğrencisini sözlüye kaldırıp sormuş:
- Bakmak fiilinin çekiminu yap bakalım...Erzurumlu öğrenci hemen atlamış:
- Bakirem, bakirsen, bakir..Öğretmen,öğrencisinin bu cevabı karşısında onu azarlamış:
- Uy diluni eşekarisu soksun.Öyle mi denur daa! Onun aslı pöyledir:
Pakayrum, pakaysun, pakay...
Mağaza![]()
Tuhafiyeci dükkanından geçimini sağlayabiliyor,bir köşede üç beş kuruş da biriktirebiliyordu.
Günün birinde sağındaki dükkan boşaldi,derken orası da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha...
Rekabet başladı, işleri kötüye gitti.Ama sonunda bir çözüm yolu buldu:Sağındaki komşusu,
dükkanının üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdırmıştı.Solundaki, en büyük tuhafiye mağazası,
yazılı bir bez asmıştı.Bizimki, ikisinin ortasına şu yazıyı koydurdu:Mağazaya buradan girilir.
Unutkanlık
Gökdelenin asansörü bozulmuştu.İki arkadaş yirminci kata kadarmerdivenleri çıkmak zorunda kalınca,
her katta gülünç bir fıkra anlatmaya karar verdiler.Böylece tam on dokuzuncu kata çıkmışlardı ki, bir tanesi:
- Şimdi, dedi. En şahanesini anlatacağım.Kapının anahtarı arabada kaldı...
37 EKRAN TV
Bir gün sarışın kadının biri süslenmiş püslenmiş sokağa çıkmış gidiyor. İlerlerken beyaz eşya satan bir dükkana giriyor.
Havalı bir şekilde dükkanda biraz turladıktan sonra genç kasiyer yaklaşıp; Şuradaki 37 Ekran Tv’nin fiyatını öğrenmek istiyorum.
Kasiyer; -Kusura bakmayın hanımefendi ama sarışınlara satış yapmıyoruz, der. Bunun üzerine kadın sinirlenir ve dükkanı terkeder.
Bir hafta sonra kadın saçlarını siyaha boyatır ve koyu bir makyaj yaparak kendini esmerleştirir. Aynı dükkana gene gelir. Dükkanı yine turlar ve kasiyere sorar; 37 ekran Tv satın almak istiyorum. Fiyatı ne durumda acaba? Kasiyer; Çok üzgünüm sarışınlara satışımız yoktur. Kadın bunu duyunca çok sinirlenir ve ayrıca çok merak eder kasiyerin kendisini nasıl tanıdığını. Bu merakla sorar.
-Beyefendi bu gelişimde saçımı boyattım makyajımı değiştirdim ama siz beni tanıdınız. Nasıl oldu bu? Kasiyer cevap verir;
-Çok basit hanımefendi, o baktığınız 37 ekran Tv değil, mikrodalga fırın. der
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Salako
Bir ustanin yanida çalisan salak bir adam varmis. Usta çiragina birseysöyleyeceginde, salak diye hitap edermis. Çirak kendisine salak denmesinden iyice bikmis. Sonunda çirak, ustasini mahkemeye vermis.Hakim sormus :
- Sen bu adama niye salak diyorsun?Usta:
- Salak da ondan...Hakim :
- Ispat et...Usta :
- Oglum git dükkanda ben var miyim, yok muyum ögren de gel?çirak kosarak mahkeme salonundan ayrilmis.
Usta:
- Gördünüz mü hakim bey, çok salak, elinin altinda telefon varken kosarak gitti!..
Taciz
Çok yasli ve bir o kadar da çirkin bir kadin soluk soluga karakola gelipsikayetçi olur :
-Adamin biri beni saatlerdir izliyor, kendimi buraya zor attim, galiba sarhostu memur bey, der.
Polis çirkin kadini tepeden tirnaga süzer ve cevaplar :
-Galiba degil, mutlaka sarhosmus, belli...
Kapilar Karisinca
Mahkemede bir durusma sirasinda Yargiç, sabikaliya :
- Sen bu bayanin evine girmissin.
- Sarhostum, sayin yargiç. Kendi evim sanmistim.
- Öyleyse bayani görünce neden kaçtin?
- Onuda karım sanmıştım efendim
Abdurrezzak
Ögretmen iki ögrencisine kizar ve elliser kez adlarini yazmalarini söyler.Ögrencilerden biri bu karara itiraz eder,
-Ögretmenim, bu çok büyük bir haksizlik degil mi?
-Neden haksizlik olsun ki?
-Onun adi Ali, benim ki ise Abdurrezzak...
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı